Çinlierin Ay Araştırmaları


Çinlierin Ay Araştırmaları

3 Ocak 2019’da Çin Ay’ın karanlık yüzüne iniş yaptı.

Chang’e 4 isimli aracını bir keşif aracı

ile birlikte sessiz sedasız gönderen Çin bu görevle uzay araştırmaları ve keşifleri alanında yepyeni bir çağ ve yepyeni bir rekabet ortaya çıkardı. Önceleri sadece Amerika ve rusya arasında süregelen ve sonrasında spacex ve virgin galactic’in de katılmasıyla iyice kızışan uzay rekabetinin gidişatını oldukça değiştirecek gibi görünüyor. Bu görevin önceki tüm ay görevlerinden en büyük ve en önemli farkı ise ayın karanlık yüzüne iniş yapmasıdır. Bu görevin ve daha da önemlisi Çin’in uzay araştırmalarına bu kadar ciddi bir görevle yeni bir soluk getirmesinin önemi ve detaylarına bakalım… Öncelikle ayın karanlık yüzüne iniş yapmasının çok önemli olduğunu söyledik. Kısaca “ayın karanlık karanlık yüzü” ne demek onu bir açıklayalım. Bilenler bilir. “Tidal locking” ya da kütleçekim kilidi denen bir durum nedeniyle ayın sadece bir yüzünü görüyoruz. Nedeni de şu; dünyanın kendi ekseni etrafında dönmesi 28 günde tamamlanıyor ve ayın da dünyanın etrafında dönmesi de tam olarak 28 günde tamamlanıyor ve bu nedenle ayın bize dönük olmayan tarafını çıplak gözle hiç görmedik.

Sovyetler birliğinin bir görevinde ve amerikanın

apollo 8 görevinde ayın yörüngesinde yapılan geçişlerde bazı fotoğraflar görüyorduk ama bahsettiğimiz bu karanlık tarafa bugüne kadar inen olmamıştı. İşte o yüzden Chang’e4 görevi bu açıdan bir ilk. Ve işte ayın karanlık yüzünden bize gönderdiği ilk fotoğraf… Bahsettiğimiz gibi taşıyıcı ile birlikte bir de gezgin gönderdi Çin. Bu gezgin daha önce keşfedilmemiş bu alanda ayın üzerindeki en geniş kraterde araştırmalar yaparak ayın oluşumu, mevcut kaynaklar vs. ile ilgili bilgiler edinmeye çalışacak. Bununla da kalmayarak Çin’deki üniversitelerde “başka ne tür alt görevler ekleyelim” diye yapılan anketler sonucunda belki de Marslı filminden etkilenmiş olacaklar ki bu araç ile birlikte bir kova da patates tohumu, ipek böceği ve su, hava, gübre de gönderildi ve fotosentez gerçekleşebilir mi bunu da deneyecekler. Tüm bu bilimsel yenilikler ve girişimlerin ötesinde konuşulan başka amaçlar da var. Örneğin ayda veya marsta koloniler kurma konusu artık ciddi ciddi konuşuluyor. Özellikle Nasa ve SpaceX bu konuda ciddi çalışmalar yapmaya başladı bile. SpaceX birkaç yıl içinde Mars’a ilk insanlı uçuşu yapmayı planlıyor mesela. Bu ne kadar çok kısa sürede mümkün görünmese de uzay araştırmalarında lider olma konusu tüm ülkeler ve özel şirketler açısından çok önemli. uzay

Zira uzay araştırmaları ne kadar birçok

kişinin tepkisine yol açsa da, gereksiz olduğu düşünülse de bir ülkenin teknolojik gelişmişliğini de gösteren çok önemli bir göstergedir. Bunun yanında askeri amaçlar için de çok önemli bir araçtır uzaya gönderilen uydular. Örneğin Amerika uzun süredir uluslararsı uzay istasyonunu Çin’in kullanımına kapatmış durumda ve birçok yasakla karşı karşıya bırakmıştır. İşte bu nedenle Çin açısından bu görev gelecekteki görevler için de bir mesaj, bir gözdağı özellikle Amerika için. Çünkü asıl bombayı yakın zamanda patlatmayı planlıyor Çin. Amerika ve Rusya’nın birlikte kurduğu ve kullandığı Uluslararası Uzay İstasyonu’nun 2020 yılında görevinin sonuna geleceğini ve kullanımdan kaldırılacağını biliyoruz. Yenisinin de ne zaman yapılacağı ve kullanıma alınacağı henüz net değil. İşte Çin tam bu sıralarda kendi Uzay İstasyonunu dünyanın eksenine yerleştirmeyi düşünüyor. Bu da tek uzay istasyonunun Çin’e ait olacağı anlamına geliyor. İşte burada Çin de Amerika’nun bu istasyonu kullanmasını yasaklayacak mı ya da daha barışçıl bir yaklaşım mı getirecek orası soru işareti. Ama benim gibi uzayda ne olursa olsun heyecanlananlar için tüm bunlar çok güzel gelişmeler. Zira her alanda olduğu gibi burada da rekabet yeniliği tetikleyecektir. Bu konuda da geri kalmaktan hiç hoşlanmayan Amerika’nın mesela ne tepki vereceğini, ne tür bir görevle misilleme yapacağını çekirdeğimizi aldık bekliyoruz.

Uzay ile ilgili bir video

Bu kısa video’yu izleyerek Uzay hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz.

comments powered by Disqus