Uluslararası Uzay istasyonu nerededir?


Uluslararası Uzay istasyonu nerededir?

Uluslararası Uzay istasyonu nerededir?

Dünyamız dışında yaptığımız ilk inşaat, alçak yörüngemizde yer kabuğu dışında kurduğumuz ilk evimiz, fakat bilimsel olarak üzerinde yaşanabilen yapay uydu olarak adlandırılan en yüksek yaşam alanı: Bu haftaki konumuz uluslararası uzay istasyonu. Dünyamızın yer kabuğundan yaklaşık 400 kilometre yüksekte ve en teknolojik yaşam alanı olan istasyon, saatte 28 bin kilometre ile hızla hareket ediyor. Toplam büyüklüğü iki futbol sahası kadar olan yapay uydumuz, dünyanın etrafında her 92 dakikada bir tam tur atıyor. Her ne kadar bir yaşam ünitesi gibi kurulsa da, aslında tam bir laboratuvar. Katılımcı ülkelerin her birinin kendi kapsüllerini yaptığı, bugüne kadar yapılmış en sıradışı yapı olarak nitelendiriliyor. Uzayda yaşamanın sınırlarını öğrenmek ve deneyimlemek için, tecrübeli astronotlardan oluşan 6 kişilik ekipler 6-8 ay arasında değişerek burada yaşıyorlar. Yiyecek dışında neredeyse tüm ihtiyacını kendisi karşılayan istasyon, güneş panelleri sayesinde enerjisini ve içeride solunacak oksijenini üretiyor. Kendi idrarlarını suya dönüştürüp içmek de buna dahil; bunun için yaptıkları özel tuvaletleri bile gerçekten inanılmaz bir mühendislik harikası. Uluslararası uzay istasyonu, kısaca İSS, 1993 yılında Amerika Birleşik Devletleri ve müttefikleri ile Rusya’nın soğuk savaş sonrasında uzay çalışmalarını ortaklaşa yapmak ve geliştirmek kararı almasıyla hayata geçmiş bir projedir. Asıl amaç maliyetleri düşürerek, daha fazla katılımcı ülkeye ulaşmak ve daha kısa zamanda daha büyük araştırmalar yapmak olmuştur. Bu fikrin en önemli ayağı, uzaya kalıcı bir üs kurmaktır. İstasyonun kurucu ülkeleri ise Japonya, Avrupa Birliği ülkeleri, Kanada, Rusya ve Amerika Birleşik Devletlerinden oluşmaktadır. ISS için gerekli tüm malzemeler, üç roket tarafından uzaya gönderildi. Bunlar Amerikan yapımı Space Shuttle, Rus yapımı Proton ve Soyuz roketleridir. 1998 yılının Kasım ayında ISS’nin ilk parçasını olan Rus modülü Zarya, arkasından gelen Amerikan Unity modülü ile birleşince yeryüzündeki düşmanlık, uzayda birbirine bağlı, birbirinin arkasını kollayacak ikili bir dostluğa dönüştü. 2 Kasım 2000’de astronot Bill Shephard ve Rus kozmonotlar Yuri Gidzenko ve Sergei Krikalev, Uluslararası Uzay İstasyonu’unda görev yapan ilk ekip oldular.

Uluslararası uzay istayonu ne zaman inşa edilmiştir?

Tarihin dönüm noktalarından birisi daha yaşanmıştı: hem de milenyum çağına girdiğimiz o yılda. Yıllarca aynı dünyada farklı kıtalarda yaşamaları bile sorun olmuş bu iki ülkenin insanları, aynı kapsülde tek bir amaç uğruna birlikteydi. 2001 yılında ise asıl nihai amacımız olan ve Amerika tarafından üretilen Destiny yani kader adlı modül istasyonla birleşti. Bunun önemi, yörüngeye bağlanan ilk laboratuvar oluşuydu. Artık yaşamak dışında uzayı araştıracak, yerçekimsiz ortamın insan bedenini nasıl etkilediğini öğrenecek, hatta meyve ve sebze gibi insan hayatı için önemli olan besinlerin uzayda nasıl yetişebileceği sorusuna yanıtlar bulacaktık. 11 Avrupa ülkesinin desteklediği projenin, ülkeler açısından dönüm noktası 11 Mart 2008’de yaşandı. ESA’ya yani avrupa uzay ajansına bağlı olan ilk laboratuvar Uluslararası Uzay İstasyonu’na bağlanmak için fırlatıldı. İstasyon, artık ülkelerin kendi adlarına çalışmalar yürütebildikleri özerk bir bilim merkezi haline geliyordu. Aynı yıl Japonya hükümeti de kendi laboratuvarını uzaya göndererek istasyona kenetledi. Kanadalıların yaptığı robot eller ise bu yapının en gözde parçası oluvermişti Tüm katılımcıların verdiği katkılar aslında insanların istedikleri zaman, hırslarını bir kenara bıraktıklarında muhteşem işlere imza atacağını gösteriyordu. İss’i bugüne kadar toplamda 227 kişi ziyaret etti. Bunlardan 108’i uzay görevlileri, diğerleri ise gazeteciler, bilim insanları ve çeşitli ünlü simalardan oluşuyor. Peki bu yaşam merkezinin bugüne kadar yaptığı deneyler hakkında neler biliyoruz? Öncelikle çeşitli ilaçlar geliştiriliyor ve insan bedeninin uzay şartlarına ne kadar dayanıklı olduğu gözlemleniyor. Hala Mars hayali kurduğumuz gerçeğini biz insanlar günlük hayatımız içinde unutsak da, bu insanlar yapılacak olan mars yolculuğumuz veya diğer gezegen ve galaksiler boyunca ihtiyaç duyacakları takviye ilaçlar üzerinde çalışıyor. Mikro yerçekimi ortamında su, yiyecek ve diğer kimyasal maddelerin halleri incelenip, verdikleri tepkiler üzerine kapsamlı bir çalışma yürütülüyor. uzay

Portein kristalleşmesi nedir?

Protein kristalleşmesi adını verdikleri ve ilaç sanayinin en büyük araştırma konularından olan, protein ve amino asitlerin yapısı inceleniyor. İnsan bedeninde bulunan ve ayrı bir video konusu olabilecek DNA’nın yapısında bulunan protein, insan bedeninin önemli bir kaynağı olmakla birlikte, kalıtsal hastalıkları düzeltebileceğimiz yer olmasıyla da oldukça önemli. Bu paralelde aşı ve kanser tedavilerinde yapılan tedavileri daha ilerletmek, hatta tüm hastalıkları bitirmek için oldukça yoğun deneyler yapılıyor. Uzay istasyonuna boşuna yapay uydu demiyorlar, üzerinde bulunan uydular ve alıcılar sayesinde yeryüzünde oluşan doğal afetleri, özellikle hava olaylarını en ince detayına kadar gözlemleme fırsatı bulunuyor. Belki de en akıl almaz inceleme ise uzay araştırmalarında gerçekleşiyor. Nötron yıldızları adını verdiğimiz, güneşin 2 katı büyüklüğe ulaşabilen yapıları ISS sayesinde inceleyebiliyoruz. Yaşadığımız samanyolu galaksisinde yaklaşık 2000 civarı nötron yıldızımız olduğunu da hatırlatıp, bunun ne kadar değerli olduğunu belirtelim. Buradaki bilgi ise uzay madenciliği konusunda önemli olabilir. Uzay madenciliği geleceğin en karlı yatırımlarından biri. Dünya’nın kaynaklarını her geçen gün tükettiğimiz gerçeğini bize unutturabilecek ve yaşamımızın devamını etkileyecek önemli bir dönüm noktası olabilir. 2024 yılında uluslararası uzay istasyonunun görevi bitecek. Bu üzücü bir hadise gibi görünse de daha gelişmiş istasyonların önünü açacağını unutmayın. Bundan sonra daha ekonomik ve daha konforlu uzay istasyonları yapma çağına gireceğiz. Belki önceki videolarımızda bahsettiğimiz uzay asansörü projesi bir teori olmaktan çıkıp, hepimizin kullanacağı bir araç olacak. İnsanlık olarak şimdilik hayalimiz Mars’a ulaşmak olsa da, Hollywood filmlerinin de etkisiyle, galaksiler arası yolculuk ve uzayın engin derinliklerine ulaşmak, sanıyoruz yegane amacımız. Uzayda yaşayan bizler yalnız mıyız? Varsa diğer canlıların insan mı, başka yaşam formlarında mı olduğunu merak ediyoruz. Ve bunun bize ispatında yardımcı olacak ilk evimiz ISS bizim hiç bir zaman unutmayacağımız ilk yapay uydumuz olarak kalacak.

Uzay ile ilgili bir video

Bu kısa video’yu izleyerek Uzay hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz.

comments powered by Disqus