Freud'a göre insan psikolojisi nasıl incelenmelidir?


Freud'a göre insan psikolojisi nasıl incelenmelidir?

Sigmund Freud insanın gelişimini 5 döneme ayırmıştır ve bunları da psikoseksüel gelişimine entegre etmiştir.

Bunlar sırasıyla oral dönem, anal dönem, fallik dönem, latent dönem ve nihayetinde çocuğun cinsel dönem ve kimlik oluşumunun meydana geldiği genital dönemdir.

Sırasıyla bunları tanıyalım. Bu arada bu fikirlerin tümü Sigmund Freud’ a aittir. İlk olarak oral dönem gelmektedir. Bu dönemde haz bölgesi ağız olup, 0 ila 1,5 yaş aralığını kapsar ve bu dönemde bebek dünyayı emme, ısırma ve çiğneme şeklinde kavramaya çalışır. Bebek için haz almanın önemli bir süreci olan bu anneyi emme işleminden fazla ya da az alınması ileride kişilik bozuklukları meydana getirmektedir. Nasıl olabilir bu ? Anne ve anne memesi ile aşırı bağ kurulursa ileride oral saldırganlık, şiddet ve küfür gibi durumlar oluşabilir ya da tam tersi olarak anneye aşırı düşkünlük, annesi olmadan karar vermede büyük sıkıntılar yaşama gibi durumlarla kar— layout: post title: Freud’a göre insan psikolojisi nasıl incelenmelidir? author: admin categories: [ Bilim, Diğer ] tags: [ dönemde, dönem, cinsel, freud, çocuk, aşırı, sigmund, genital, anne, çocuğun ] image: https://images.unsplash.com/photo-1583486791369-944b727358f4?ixlib=rb-1.2.1&ixid=eyJhcHBfaWQiOjY5Njg3fQ&q=80&fm=jpg&crop=entropy&cs=tinysrgb&w=1080&fit=max beforetoc: “Sigmund Freud insanın gelişimini 5 döneme ayırmıştır ve bunları da psikoseksüel gelişimine entegre etmiştir.” toc: true —

Freud’a göre insan gelişimi kaça ayrılmıştır?

Bunlar sırasıyla oral dönem, anal dönem, fallik dönem, latent dönem ve nihayetinde çocuğun cinsel dönem ve kimlik oluşumunun meydana geldiği genital dönemdir. Sırasıyla bunları tanıyalım. Bu arada bu fikirlerin tümü Sigmund Freud’ a aittir. İlk olarak oral dönem gelmektedir. Bu dönemde haz bölgesi ağız olup, 0 ila 1,5 yaş aralığını kapsar ve bu dönemde bebek dünyayı emme, ısırma ve çiğneme şeklinde kavramaya çalışır. Bebek için haz almanın önemli bir süreci olan bu anneyi emme işleminden fazla ya da az alınması ileride kişilik bozuklukları meydana getirmektedir. Nasıl olabilir bu ? Anne ve anne memesi ile aşırı bağ kurulursa ileride oral saldırganlık, şiddet ve küfür gibi durumlar oluşabilir ya da tam tersi olarak anneye aşırı düşkünlük, annesi olmadan karar vermede büyük sıkıntılar yaşama gibi durumlarla karşılaşılabilir. Tam aksi ise, yani hiçbir zaman anneden beslenememe, anne sevgisinden mahrum olma gibi durumlarda ise ileriki yaşlarında mazoşizm ile karşılaşılabilmektedir. Bunu sadizm ile karıştırmamak gerekir. Sadizm başkasına zarar verme eğilimi, mazoşizm ise kendine zarar verme eğilimidir. Çocuk ileride sigara bağımlılığı, kendine zarar verme, kendini aşağılık hissetme gibi durumlara maruz kalabilir. Bir diğer dönem olan anal dönem 1,5-3 yaş aralığını kapsamaktadır ve haz bölgesi anüs olan bu dönemde çocuk dışkılamayı öğrenir. Öyle ki; Freud çocuğun, bu dönemde dışkılama ile birlikte kendisinden bir parça gittiğini zannederek depresyona bile girebildiğini ifade etmiştir. Tuvalet terbiyesinin önemi burada kendini göstermektedir. Bu eğitimi veren iki anne türü vardır; çok rahat bırakan anneler, aşırı baskıcı anneler.

Freud’a göre insan gelişiminde ne gibi faktörler etkilidr?

Her iki tür annenin verdiği bu terbiye sonucunda çocukta karakter bozukluğu olması beklenen olgudur. Nasıl ? Şöyle ki, çok aşırı baskıcı annelerin terbiyesi sonucunda çocuk, paylaşmamayı ve cimriliği öğrenir, bunun yanında da koleksiyon yapma dürtüleri ileri seviyeye çıkar. Çok rahat bırakan annelerin terbiye etmesi sonucunda ise çocuklar daha gevşek büyürler, ilişkileri zayıf olur ve her şeyden herkesten çabuk sıkılırlar. Bu dönemi başarıyla atlatan çocuklar ise daha yaratıcı ve üretken olabilmektedirler. En önemli dönemlerden biri olan fallik dönem ise 3 ila 6 yaş aralığını kapsar ve haz bölgesi cinsel organlar olan ve ahlaki temellerin yerleşmeye başladığı bu dönemde kız çocuğun babayı, erkek çocuğun ise anneyi sahiplenmesi ve sevmesi gibi davranışlar gözlenmektedir. Çocukların, kendilerini anne ve babaları ile mukayese ettiği dönemdir. Bu dönemde çocuklar genital bölgelerini yani cinsel organlarını keşfe başlamaktadır. Freud’ un ifadesine göre kız çocuğu kendini erkek ile kıyaslayarak eksik olduğunu düşündüğü yönleri nedeniyle, kendisini eksik doğurduğunu düşünmesi gerekçesiyle annesinden nefret edebilmektedir. Erkek çocuk ise ilk gördüğü, tanıdığı kadının annesi olması dolayısıyla anneye karşı sevgi ve bağlılığı artar ve babayı bir tehdit olarak görebilir, dışlayabilir, nefret edebilir. Çocuğun bu döneminde, kendi genital bölgelerine yönelik elleme dokunma bırak gibi baskıcı ifadelerle hitap edilirse çocukta cinsel kimliğini kaybetme ve cinsel kimlikle bunalıma ilerleme olarak adlandırılan kastrasyon anksiyetesi oluşabilir. İleriki yaşlarda eşcinsel kimliği oluşumuna dek gidebilmektedir. Elbette eşcinsellik genetik veya hormonel de olabilir ancak burada Sigmund Freud, fallik dönemde aşırı baskıcı olan çocuk eğitimi nedeniyle de eşcinsel kimliğinin oluşabileceğini ifade etmektedir. Erkek çocuklarının anneye olan aşırı bağlılığı sonucunda çocukta yaşamı boyunca anneden kopamama, kız çocuklarında ise babaya aşırı düşkünlük, ileriki yaşlarında babası gibi bir sevgi arama çabası içerisine girmesine, babadan sevgi görememesi ise yine onu kimlik karmaşasına götürebilmektedir. Erkeklerde kimlik karmaşası yaşanması durumuna oedipus, kadınların kimlik karmaşasına ise elektra denir. Bu arada kadınların kimlik karmaşası durumu olan elektra kavramını Sigmund Freud değil, ölümünden sonra kızı Anna Freud etimolojiye kazandırmıştır. Bir diğer dönem olan Latent dönem ise 6 ila 12 yaş aralığını kapsar ve bu dönemde öğretmenlere ve eğitim sistemine büyük iş düşmektedir. dönemde

Freud’a göre insan psikolojisi nasıl incelenmelidir?

Fallik dönem ile cinsel kimliğini arama çabasında kendini özgür hisseden çocuk, Latent dönemde daha çok sosyal ve entelektüel beceriler üzerinde durmaya başlar ve kız çocukları ile erkek çocukları arasında gruplaşmalar başlar, çünkü bu dönemde artık cinsel kimliğin baskılanması ve gizlenmeye çalışılması mevcuttur. Yine Freud’ un ifadesine göre; eğer eğitimci olarak bu gruplaşmalara bilinçsizce müdahale edilirse, cinsel kimlikler dağılır, çocuk karşı tarafı tanıyamayacağı için bu sorun yaratır. Burada gayet yeterli ve makul bir cinsel eğitim ile bu sorunların üstesinden gelinebilir ve cinsel kimliği oturtulabilir. Akademik kariyerin de bu dönemde şekillendiği bilinmektedir. Son dönem olarak Genital dönemde cinsel haz odağı genital bölgelere kaymaktadır. 12 ila 20 yaş arası dönemi kapsayan bu evrede erkeklerde kendini ispat gibi durumlar, kadınlarda ise annelik ve kadınlaşma gibi duygular yaşanabilmektedir. Bunun sonucunda da cinsel ve duygusal açlık baş göstermektedir. Bu açlık duygusu uygun ve doğru miktarlarda tatbik edilirse sağlıklı birey ortaya çıkar. Genital dönemde eğer aşırı sevgi ve ilgi gösterilirse, çocukta dağılma ve şımarma görülebilir. Bu döneme Sigmund Freud çatışkan karakter dönemi de demektedir. Ergenlik dönemi gibi hassas bir dönemde bu çatışma anne babayla kavgalar şeklinde kendini gösterebilir. Kaldı ki bu, sağlıklı kişilik belirtisidir. Çatışabilen çocuk ebeveyniyle iletişim kurmaktadır ve bu çok güzel bir şeydir. Çatışmayan ve susup sinen çocuk ise ne olduğu bilinemeyen bir sürpriz gibidir, psikopat da çıkabilir içinden, sessiz sakin bir tip de. Bunlar Sigmund Freud’ un fikirleridir. Bu hususlara dikkat ederseniz daha sağlıklı çocuklar yetiştirebilme ihtimaliniz bulunmaktadır. Lütfen abone olmayı ve sağ altta bulunan şu bildirim ikonuna tıklayarak bildirimleri açmayı unutmayın. Teşekkürler.

Dönemde ile ilgili bir video

Bu kısa video’yu izleyerek Dönemde hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz.

şılaşılabilir. Tam aksi ise, yani hiçbir zaman anneden beslenememe, anne sevgisinden mahrum olma gibi durumlarda ise ileriki yaşlarında mazoşizm ile karşılaşılabilmektedir. Bunu sadizm ile karıştırmamak gerekir. Sadizm başkasına zarar verme eğilimi, mazoşizm ise kendine zarar verme eğilimidir. Çocuk ileride sigara bağımlılığı, kendine zarar verme, kendini aşağılık hissetme gibi durumlara maruz kalabilir. Bir diğer dönem olan anal dönem 1,5-3 yaş aralığını kapsamaktadır ve haz bölgesi anüs olan bu dönemde çocuk dışkılamayı öğrenir. Öyle ki; Freud çocuğun, bu dönemde dışkılama ile birlikte kendisinden bir parça gittiğini zannederek depresyona bile girebildiğini ifade etmiştir. Tuvalet terbiyesinin önemi burada kendini göstermektedir. Bu eğitimi veren iki anne türü vardır; çok rahat bırakan anneler, aşırı baskıcı anneler.

Her iki tür annenin verdiği bu terbiye sonucunda çocukta karakter bozukluğu olması beklenen olgudur.

Nasıl ? Şöyle ki, çok aşırı baskıcı annelerin terbiyesi sonucunda çocuk, paylaşmamayı ve cimriliği öğrenir, bunun yanında da koleksiyon yapma dürtüleri ileri seviyeye çıkar. Çok rahat bırakan annelerin terbiye etmesi sonucunda ise çocuklar daha gevşek büyürler, ilişkileri zayıf olur ve her şeyden herkesten çabuk sıkılırlar. Bu dönemi başarıyla atlatan çocuklar ise daha yaratıcı ve üretken olabilmektedirler. En önemli dönemlerden biri olan fallik dönem ise 3 ila 6 yaş aralığını kapsar ve haz bölgesi cinsel organlar olan ve ahlaki temellerin yerleşmeye başladığı bu dönemde kız çocuğun babayı, erkek çocuğun ise anneyi sahiplenmesi ve sevmesi gibi davranışlar gözlenmektedir. Çocukların, kendilerini anne ve babaları ile mukayese ettiği dönemdir. Bu dönemde çocuklar genital bölgelerini yani cinsel organlarını keşfe başlamaktadır. Freud’ un ifadesine göre kız çocuğu kendini erkek ile kıyaslayarak eksik olduğunu düşündüğü yönleri nedeniyle, kendisini eksik doğurduğunu düşünmesi gerekçesiyle annesinden nefret edebilmektedir. Erkek çocuk ise ilk gördüğü, tanıdığı kadının annesi olması dolayısıyla anneye karşı sevgi ve bağlılığı artar ve babayı bir tehdit olarak görebilir, dışlayabilir, nefret edebilir. Çocuğun bu döneminde, kendi genital bölgelerine yönelik elleme dokunma bırak gibi baskıcı ifadelerle hitap edilirse çocukta cinsel kimliğini kaybetme ve cinsel kimlikle bunalıma ilerleme olarak adlandırılan kastrasyon anksiyetesi oluşabilir. İleriki yaşlarda eşcinsel kimliği oluşumuna dek gidebilmektedir. Elbette eşcinsellik genetik veya hormonel de olabilir ancak burada Sigmund Freud, fallik dönemde aşırı baskıcı olan çocuk eğitimi nedeniyle de eşcinsel kimliğinin oluşabileceğini ifade etmektedir. Erkek çocuklarının anneye olan aşırı bağlılığı sonucunda çocukta yaşamı boyunca anneden kopamama, kız çocuklarında ise babaya aşırı düşkünlük, ileriki yaşlarında babası gibi bir sevgi arama çabası içerisine girmesine, babadan sevgi görememesi ise yine onu kimlik karmaşasına götürebilmektedir. Erkeklerde kimlik karmaşası yaşanması durumuna oedipus, kadınların kimlik karmaşasına ise elektra denir. Bu arada kadınların kimlik karmaşası durumu olan elektra kavramını Sigmund Freud değil, ölümünden sonra kızı Anna Freud etimolojiye kazandırmıştır. Bir diğer dönem olan Latent dönem ise 6 ila 12 yaş aralığını kapsar ve bu dönemde öğretmenlere ve eğitim sistemine büyük iş düşmektedir. dönemde

Fallik dönem ile cinsel kimliğini arama çabasında kendini özgür hisseden çocuk, Latent dönemde daha çok sosyal ve entelektüel beceriler üzerinde durmaya başlar ve kız çocukları ile erkek çocukları arasında gruplaşmalar başlar, çünkü bu dönemde artık cinsel kimliğin baskılanması ve gizlenmeye çalışılması mevcuttur.

Yine Freud’ un ifadesine göre; eğer eğitimci olarak bu gruplaşmalara bilinçsizce müdahale edilirse, cinsel kimlikler dağılır, çocuk karşı tarafı tanıyamayacağı için bu sorun yaratır. Burada gayet yeterli ve makul bir cinsel eğitim ile bu sorunların üstesinden gelinebilir ve cinsel kimliği oturtulabilir. Akademik kariyerin de bu dönemde şekillendiği bilinmektedir. Son dönem olarak Genital dönemde cinsel haz odağı genital bölgelere kaymaktadır. 12 ila 20 yaş arası dönemi kapsayan bu evrede erkeklerde kendini ispat gibi durumlar, kadınlarda ise annelik ve kadınlaşma gibi duygular yaşanabilmektedir. Bunun sonucunda da cinsel ve duygusal açlık baş göstermektedir. Bu açlık duygusu uygun ve doğru miktarlarda tatbik edilirse sağlıklı birey ortaya çıkar. Genital dönemde eğer aşırı sevgi ve ilgi gösterilirse, çocukta dağılma ve şımarma görülebilir. Bu döneme Sigmund Freud çatışkan karakter dönemi de demektedir. Ergenlik dönemi gibi hassas bir dönemde bu çatışma anne babayla kavgalar şeklinde kendini gösterebilir. Kaldı ki bu, sağlıklı kişilik belirtisidir. Çatışabilen çocuk ebeveyniyle iletişim kurmaktadır ve bu çok güzel bir şeydir. Çatışmayan ve susup sinen çocuk ise ne olduğu bilinemeyen bir sürpriz gibidir, psikopat da çıkabilir içinden, sessiz sakin bir tip de. Bunlar Sigmund Freud’ un fikirleridir. Bu hususlara dikkat ederseniz daha sağlıklı çocuklar yetiştirebilme ihtimaliniz bulunmaktadır. Lütfen abone olmayı ve sağ altta bulunan şu bildirim ikonuna tıklayarak bildirimleri açmayı unutmayın. Teşekkürler.

Dönemde ile ilgili bir video

Bu kısa video’yu izleyerek Dönemde hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz.

comments powered by Disqus