Bilim adami Nasıl Olunur


Bilim adami Nasıl Olunur

BBC En çok merak edilen 101 soruyu bilim adamlarına sordu: işte en çok sorulan on beş soru: 1.Suya alerjim olabilir mi?

Su alerjisi var midir?

Elbette hayır. Alerji, vücuda giren bir antijene bağışıklık sisteminin antikor üreterek saldırmasıyla gerçekleşir. Ancak suya bağlanan hiç bir antijen yoktur.

2.Bağımlı sayılmam için kaç sigara içmem gerekir?

Nikotin bağımlılığı, Fagerstrom testi kullanılarak değerlendirilir. Bu, esas olarak, günde kaç sigara içtiğinizi ve uyandıktan sonra ilk sigaranızı ne zaman içtiğinizi değerlendiren kısa bir ankettir. Bağımlılar tek bir sigaradan fazlasına ihtiyaç duyar, ancak genç yaşta sigara içenlerdeki bağımlılık tipik olarak tütünle ilk denemenin yapıldığı bir yıl içerisinde ortaya çıkar.

3.Kurşun geçirmez cam nasıl yapılır?

Bunu ‘Kurşuna dirençli’ cam olarak adlandırmak daha iyi olabilir, çünkü aynı noktaya ateşlenen bir dizi mermi sonunda kırılacak olmasına rağmen farklı noktalara kurşun çarpmasına dirençlidir. Genellikle cam plakalar arasında deforme olabilen bir polikarbonat plastik tabaka ile birleştirilerek yapılır. Merminin etkisi, dış cam katmanını paramparça eder, bu enerjiyi geniş bir alana yayarak, plastik katmana iletir, yayılan enerji plastik katmanı kıramaz.

4.Tek yumurta ikizlerinin neden farklı parmak izleri vardır?

Her ne kadar tek yumurta ikizleri aynı DNA’ya sahip olsalar da hücreleri aynı değildir, dış görünüşünüzü genleriniz belirlemez. Parmak izleri fetüs ana rahminde gelişirken hormon seviyesindeki dalgalanmalar gibi nedenlerden dolayı yarı rastlantısal biçimde belirlenir. Benzer biçimde deri üzerindeki çiller ve benler de rastgele oluşan mutasyonlardır ve tek yumurta ikizleri arasında farklılık gösterir.

5.Dünyanın yuvarlak olduğunu kanıtlamanın kolay bir yolu var mı?

Evet, seyahat. Dünya’nın yüzeyi kavisli olduğundan,seyahatiniz boyunca farklı yıldız ve takımyıldızlarının ortaya çıktığını fark edeceksiniz.

6.Yemek yemeden Su ve takviyelerle yaşayabilir miyiz?

Hayır. Vitamin ve minerallerin yanı sıra enerji ve hücre onarımı için besinlerden aldığımız karbonhidratlara, yağlara ve proteinlere ihtiyacımız vardır. Her ne kadar besin takviyeleri vücudumuzu desteklese ve yemeklerden az aldığımız vitaminleri tamamlasa da yaşam için gerekli olanları bize sağlayamazlar. Yemek yemediğimiz süre çok uzadığında beynin çalışması yavaşlar, algılarda bozulmalar meydana gelir, odaklanma sıkıntısı başlar ve baş ağrıları deneyimlenir. Sadece fiziksel olarak değil, ruhen de sıkıntılar yaşanır. Psikolojik olarak da zayıflayan kişi, sağlıklı karar verme yetisini kaybeder, agresifleşir, duygusal travmalar deneyimler, sabırsız hale gelir. Bu etkiler zaman içinde ağırlaşarak devam eder.

7.Neden yaşlı adamlar kelleşir ama tüylü burun delikleri olur?

Erkek tipi kellik, DHT hormonu veya dihidro-testosterondan kaynaklanır. Bunun vücut üzerinde birçok başka etkisi olması yanı sıra burun deliklerinde kıl kaybını önlediği düşünülmektedir. Ancak kesin işleyişi hala tam olarak anlaşılamamıştır.

8.Neden saf oksijen solumak insanı öldürür?

Kanımız, aldığımız nefesteki oksijeni yakalamak ve onu hemoglobin denilen taşıyıcı moleküllere ulaştırmakla görevlidir. Oksijen yoğunluğu yüksek hava soluduğumuzda ciğerlerimizdeki oksijen kanımızın taşıma kapasitesini aşan bir orana yükselir. Bunun sonucu ise, Oksijen akciğerdeki proteinlere yapışarak merkezi sinir sistemine ve retinaya hasar verir.

9.Beni aç hissettiren ne?

Vagus siniri, midenin doluluk durumu hakkında beyindeki hipotalamusa bilgi gönderir. Açlık ayrıca insülin, leptin, grelin ve kolesistokinin gibi hormonlar tarafından kontrol edilir. Bunların seviyeleri kandaki ve sindirim sistemindeki çeşitli besin düzeylerine göre değişir. Bu seviyelerin değişimi sonucu aç hissederiz.

10.Kafamı çarptıktan sonra neden ‘yıldız görüyorum’?

Gördüğünüz yıldızlar aslında görsel korteksinizde kendiliğinden yanan nöronlardır. Bu, oksijen seviyesi aniden değiştiğinde mesela çok hızlı bir şekilde ayağa kalktığınızda ya da beyniniz sert bir darbe ile aniden hareket ettiğinde, kılcal damarların içine veya dışına kan akıtmasıyla oluşur. Önce kılcal damarlara en yakın olan nöronlar etkilenir ve eğer darbe yeterince hızlı olursa, çevre nöronlar da tepki verir. Bu, beyninizin ışık olarak yorumladığı izole sinyallerle sonuçlanır.

11.Soğanlar neden ağlatıyor?

Bir soğanı kestiğinizde aynı anda soğan hücrelerini de kesersiniz ve normalde soğan hücreleri içinde yer alan enzimler serbest kalır. Son zamanlarda yapılan araştırmaları, bu enzimlerin, ‘’lansritorytör faktörü sentez’’ ve kükürt içeren bileşikler içerdiğini ve Syn-propanethial-S-oksit denilen güçlü bir tahriş edici bir gaz üretmek için reaksiyona girdiğini göstermiştir. aynı

Bu gaz gözünüze çarptığında ise gözünüz tahriş edici gazı temizlemek için bol miktarda gözyaşı üretir.

12.İlaçların neden raf ömrü vardır?

Bazıları bunun, ilaç şirketlerinin stok yapmamamız ve satışın sürekliliğini sağlamak için icat edildiğini iddia ediyor. Gerçekte, hükümetler, ilaç bileşiklerin potansiyellerini ne kadar süreyle koruduklarını bulmak için kapsamlı testler talep etmektedir. Bu testlerde görülmüştür ki Oda sıcaklığında tutulduklarında, ilaçları oluşturan moleküller de aynı gıda maddeleri gibi bozulur ve bazı antibiyotiklerde toksik hale gelebilir.

13.İnsanlar neden ağlıyor?

Üç çeşit gözyaşı üretiyoruz. Bazal gözyaşı göz küresini yağlar ve görüşünüzü daha pürüzsüz hale getirir. Bunlar günde yaklaşık 300 ml hızında sürekli olarak üretilir. Refleks gözyaşı, fiziksel veya kimyasal uyarıcılara yanıt olarak üretilir ve tahriş edicileri yıkar. Üçüncü tür, yüksek duygu düzeyine cevap olarak üretilir. Bu, beyindeki, sinirsel bezlere nörotransmitterler gönderen, beyindeki kraniyal sinirleri uyarır. Ayrıca gözyaşı akışını artırma eğiliminde olan yüzündeki kan basıncını yükseltir. Duygusal gözyaşları yüksek seviyede mangan ve prolaktin hormonu içerir, bu hormonlar normalde meme bezlerini süt üretmesi için uyarır.

14.Uçaklar havalandıklarında neden kabin ışıklarını kısıyorlar?

Bunun nedeni, yolcuların gözlerini karanlığa alıştırmaktır. Bu sadece rahatlık için değil aynı zamanda önemli bir güvenlik prosedürüdür. Uçak acil durumlarda tahliye edilmek zorunda kalırsa, yolcuların gözleri dışarıdaki karanlığa önceden uyum sağlamış olur.

15.Kendi Kendine konuşmak gerçekten deliliğin bir işareti mi?

Hayır. İnsanların, özellikle stresli veya yalnızken, kendileriyle yüksek sesle konuştukları ‘özel konuşma’ olarak bilinen fenomen tamamen normaldir. Örneğin bir deneye göre, kendi kendine konuşan insanların hatırlama ve odaklanma kabiliyetleri de bir miktar artıyor. Uzmanlara göre bunun nedeni, odaklandığınız konuyu düşünmenin yanı sıra hem konuşma, hem işitme eylemlerini gerçekleştiriyor olmanız.

Bilim ile ilgili bir video

Bu kısa video’yu izleyerek bilim hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz.

comments powered by Disqus