antropomorfizm nedir


antropomorfizm nedir

Antropomorfizm, yunanca insan anlamına gelen anthropos ile şekil veya biçim anlamına gelen morphe kelimelerinin birleştirilmesiyle elde edilmiş bir kavramdır.

Antropomorfizm iki temel anlama gelir

Birincisi, insanbiçimciliktir. Bu anlama göre antropomorfizm, insana has duydu ve düşünce gibi nitelikleri insan dışındaki varlıklara yüklemedir. Örneğin kedilerin narkör olduğunu veya köpeklerin dost olduğunu iddia etmek bu anlayışa dayanmaktadır. Çünkü burada narkörlük veya dostluk gibi insana has karakteristik özellikleri insan dışı varlıklara yükleme söz konusudur. Yine çoktanrılı dinlerde, tanrıların kendi aralarında ittifak kurduğuna veya kıskançlık duygularına sahip olduğuna inanmak antropomorfizmin birinci türüne güzel bir örnektir. Antropomorfizmin ikinci türü, Tanrının, insandan daha güçlü olduğuna inanmakla birlikte, şekil ve nitelik açısından insana benzediğini kabul eden bir anlayıştır. Özellikle çok tanrılı dinlerde tanrıların aynı insan suretinde düşünülmesi bunun bir örneğidir. Örneğin birçok sanat eserinde tanrı Zeus tahta oturan yaşlı ve erkek bir kişi olarak tasavvur edilir. Yine deniz tanrısı posedion elinde mızrağıyla tasvir edilen sakallı bir erkektir. Antik Yunanistan’ın önemli filozoflarından biri olan Xenophanes antropomorfizmi şöyle anlatır: “Homeros ölümlüler (insanlar) arasında suç sayılan, utanılan bütün şeyleri tanrılara da yüklemişlerdir. Tanrılar hırsızlık ederler, yalan söylerler, eşlerini aldatırlar. Sonra Ölümlüler sanıyorlar ki, tanrılar da kendileri gibi doğmuşlardır, kendileri gibi giyinirler, kendilerinin biçimindedirler. Nitekim Habeşler tanrılarını kendileri gibi kara ve yassı burunlu; Trakyalılar sarışın ve mavi gözlü olarak düşünürler. Böyle olunca. Atların, Aslanların elleri olup da resim yapabilselerdi, atlar tanrılarını at gibi, Aslanlar da aslan gibi çizeceklerdi. Antropomorfizmin örneklerini en ilkel animist dinlerden daha gelişmiş tek tanrılı dinlere kadar birçok dinde görmekteyiz. Örneğin Tevrat’ın birinci kitabı olan tekvinde tanrının insanı yarattığı için pişmanlık duyup bir tufanla yok etmeye çalıştığı anlatılır.

Antropomorfizm dini temelleri nedir?

Bir başka ayette yaratıcının bu sefer insanı yok etmeye çalıştığı için üzülerek Hz Nuh ve etrafındakileri kurtarmaya çalıştığı ifade edilir. Yine tekvin kitabında tanrının evreni yarattıktan sonra dinlenmeye çekilmesi anlatılır. Hristiyanların Kutsal Kitabına göre Tanrının Baba, Oğul ve Kutsal Ruh olarak üç ayrı kimliği vardır, ama Tanrı tektir. Teslis, bir yönüyle Tanrıyı beşer formuna indirirken diğer bir yönüyle de insanı tanrılaştırmaktadır. Örneğin Oğul’u Baba’nın sahip olduğu aynı tanrısal öze sahip kılması, insanı tanrılaştırma inancının en önemli örneklerinden biridir. İslam inancında Müşebbihe ve mücessime ekolleri yaratıcıyı cisimleştirip insani sıfatlarla tanımlayarak antropomorfizme bir örnek teşkil ederler. Bu ekollere göre Tanrı insan gibi bir bedene sahiptir. Aynı insan gibi ele kola bacağa ihtiyaç duyar. Şirket logolarında, reklamlarda veya çizgi filmlerdeki hayvan karakterleri antropomorfizme güzel bir örnektir. Bu hayvanlar insani karaktere bürünerek kişileştirilmişlerdir: iki ayaküstünde durur, konuşur, gülümserler. Tüketiciler antropomorfik marka karakterlerine daha fazla güven duyar ve kendilerini daha yakın hissederler. Coca cola şişesinin kadın bedeni şeklinde dizayn edilmesi, diesel marka erkek parfümlerin yumruk şeklinde tasarlanmasında bu amaçlar gözetilmiştir. Animasyonlu antropomorfik marka karakteri içeren ürünler veya hizmetler çocuklar arasında yüksek ilgi düzeyi, ürün tanıma ve beğeni yaratmaktadır. Herhangi bir çocuk kanalında yayınlanan reklamların çoğunda ana karakter insansı bir hayvan figürüdür. Neden insan objelere, kutsal varlıklara veya hayvanlara insansı özellikler yükler. Aslında bu sorunun cevabı oldukça basit. İnsanlar kendi dışındaki her varlığı en çok bildiği varlıkla açıklama gereksinimi duyuyorlar. Peki en çok bildiğimiz şey nedir? insan

Elbette ki insan ve insana ait olan şeylerdir.

Kimi düşünüre göre, Yaratıcıya dua ederken onu içselleştirebilmemizin en kolay yolu onu kendimizden yola çıkarak tanımlamamızdır. Her din inananları için sınırları çizilmiş bir yaratıcı tasviri sunar. Fakat her inananın zihninde ki tanrı inanan kişiyle aynı kişilik özelliklerine sahiptir. Onunla aynı şeylere öfkelenen veya aynı şeyleri seven bir tanrıdır. Bu yüzden her inanan cennete gideceğini düşünür. Çünkü inanın zihnindeki tanrı hep onu haklı bulan bir tanrıdır. Dolayısı ile herhangi bir Hristiyan, Yahudi veya Müslüman inanan eninde sonunda cennete gideceğine inanır. Her varlığı kendimize benzeterek hem onu içselleştiriyor hem de onunla sıkı bağlar kuruyoruz. Örneğin evcil hayvanları düşünün. Bir kediyi veya köpeği otonom sinir sistemine ve kimyasal hormon tepkilerine göre hareket eden bir varlık olarak değerlendirmiyoruz. Çünkü böylesi bir değerlendirmede o varlık ile bir bağ kurmamız imkansız hale geliyor. Antropomorfik bir davranışla ona elbiseler giydirip, insansı karakter özellikleri yüklüyoruz. Teomorfizm antropomorfizme oldukça yakın kavramlardan biridir. Antropomorfizm tanrıyı insansılaştırmaktır oysa Teomorfizm insanı tanrılaştırmaktır. Bir kişinin başka insanlardan ayrıcalık taşıdığı ve yüksek kişisel yeteneğe sahip olduğu yönünde sürekli şişirilmiş duygular taşımasıdır. Böylesi bir düşünce yapısına sahip olanlar bir süre sonra tanrıya ait tüm özelliklerin kendisinde vücut bulduğunu düşünür. Teomorfizm, firavunların binlerce kişiye köleliği benimsetebilmesinin tek aracıydı. Kiliselerin ortaçağda halkı sömürebilmeleri için İsaya yükledikleri bir anlamdı. Japonların ikinci dünya savaşında robot askerlere dönebilmesi için Japon kralını tanımladıkları bir kavramdı.

İnsan ile ilgili bir video

Bu kısa video’yu izleyerek İnsan hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz.

comments powered by Disqus