Amerika Yasaklı 51. bölgesi Ne demektir


Amerika Yasaklı 51. bölgesi Ne demektir

Dikkat: Bu alanda fotoğraf çekmek yasaktır.

51. bolge nedir?

Uyarı: Birleşik Devletler Hava Kuvvetleri Üssü – Bu alana izinsiz girmek yasa dışıdır. Gizli Bölge – Bu sınırın ötesine geçmek yasaktır. Uyarı: Bu alana girenler 1 yıla kadar hapis ve 5 bin dolar para cezası ile cezalandırılır. Tamam ama neden? Daha bölge üssüne varmama 50 km varken neden yaklaşmak yasak? İçeride neler oluyor? Burası sadece Amerikan Hava Kuvvetlerine ait askeri bir araştırma ve geliştirme üssü mü? Yoksa insanlık adına gizli bazı projeler mi geliştiriliyor? Belki de dünya dışından gelen varlıkların teknolojileri çözülmeye çalışılıyordur içeride. İşte bu ve buna benzer soruları tüm dünya ve Amerikan halkı da çokça sordu. Ancak hiçbir cevap alamadılar. Bunun için 20 Eylül 2019 tarihinde bir etkinlik oluşturdular. Dediler ki artık yeter! Siz açıklamıyorsanız bizde gider kendimiz bakarız orada ne olduğuna. Bu yüzden açtılar bir facebook etkinliği. Etkinliğin adını da “51. Bölgeye saldırın. Hepimizi durduramazlar.” Koydular. Sonra liseden eski bir arkadaşlarının düğününe gider gibi bastılar etkinliğe gidiyorum tuşuna. Hatta bu akım öyle büyüdü ki etkinliğe katılanların sayısı 1 milyonu geçti. Kendilerine bir slogan bile buldular. “Onların kurşunlarından daha hızlı koşabiliriz. Haydi o uzaylıları görelim.” Ancak sonra hükümet bu işin bir şakadan öteye gitmeye başladığını anlayınca açıklama yaptı. Amerikan Hava Kuvvetleri yetkilisi yaptığı açıklamada: “Amerika’yı ve onun varlıklarını korumaya hazır olduklarını söyledi.” Hemen ardından da facebook kullanıcılarından şöyle yorumlar geldi: “Merhaba Amerikan Hükümeti bu sadece bir şaka. Gerçekten oraya gitmeye ve bu planı hayata geçirmeye niyetimiz yok.” Kullanıcılar bu işin ne kadar şaka olduğunu söylese de bana kalırsa kesinlikle ciddi bir tarafı var. Facebook bu akımın büyüdüğünü görünce etkinliği sildi. Ancak etkinliği oluşturanlar yeniden bir etkinlik sayfası açtılar. Hatta bu sefer bende katıldım. Gideceğimizden değil tabi. Ve bu sefer etkinliği oluşturanların daha temkinli olduklarını görüyoruz. Çünkü şöyle bir açıklama yapmışlar. “51. Bölgeye gitmenizi ve illegal bir girişimde bulunmanızı desteklemiyoruz. Amacımız sadece eğlenmek.” Elbette bu etkinliğin gerçeğe dönüşme ihtimali oldukça zayıf. En azından 1 milyon kişiyle. Ama 20 eylül tarihinde 51. Bölge civarındaki az sayıdaki otellerde yer kalmadığı ve yine o tarih için uçuşlarda ciddi bir hareketlilik yaşandığı da gerçek. Bekleyip göreceğiz bakalım. Gerçekten oraya gidenler ve içeri girme girişiminde bulunanlar olacak mı? Bende gelişmeleri takip edip İnstagram hesabımdan paylaşacağım. Hesabımı açıklamadaki linkten ya da uygulama üzerinden “Kar Saçlı Adam” yazarak takip edebilirsiniz. Şimdi gelelim 51. Bölgeye. Nedir bu 51. Bölge? Ne zaman ve ne için kuruldu? İçeride gerçekten dünya dışı akıllı yaşam formları var mı? Aralık 2017’de The New York Times’ta manşet olan bir makale 22 milyon dolarlık bir operasyonu gün yüzüne çıkarmıştı. Daha sonra ABD Savunma Bakanlığı, yıllardır gizlenen özel bir araştırma programını ilk defa kamuoyuna açıklamıştı. Gelişmiş Uzay Tehdidi Tespit Programı Bu isim altında yıllardır UFO’ları incelediğini söyleyen Pentagon’un, bu açıklaması dünya gündemine bomba gibi düşmüştü. Pentagon sözcülerinden Christopher Sherwood: “Bize UFO’lar hakkında gelen ihbarları da inceliyoruz.

Amerika yasakli bolgede ne var?

Bakanlığımız tanımlanamayan cisimler hakkındaki iddiaları incelemeye devam edecektir. Düşmanlarımızın herhangi bir sürpriziyle karşılaşmak istemeyiz” demişti. Ancak burada komplo teorisyenlerinin atladığı önemli bir nokta var. Bu açıklamalar aslında dünya dışında başka bir yerde akıllı yaşam formlarının bulunduğunu kanıtlamıyor. UFO anlam itibariyle; “Unidentified Flying Objects” yani tanımlanamayan uçan nesneler demek. Bu nesne bir göktaşı olabilir, bir meteoroloji balonu olabilir, ya da bir tür drone da olabilir, hatta başka bir ülke tarafından gizlice geliştirilmiş ve denemesi yapılan, yeni bir radara yakalanmayan uçak türü de olabilir. İşte bu yapılan açıklama tam da buna atıfta bulunuyor. Zaten ABD hükümeti bu tarz konularda hiçbir zaman kesin ifadeler kullanmaz. Her zaman açık kapı bırakır ve insanların kafasında yeni soru işaretleri oluşmasına sebep olur. Bugün dünya dışı akıllı yaşam formlarının yani uzaylıların olup olmadığı konusu halen büyük bir muamma. Hiçbir bilimsel çalışma bunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ya da koyduysa da bu hala sır gibi saklanıyor. 51. Bölge Las Vegas’tan kısa bir uçuş mesafesi uzaklığında, Nevada Çölü’nün derinliklerinde bulunan ABD hükümetinin 60 yıl boyunca kabul etmediği devasa bir gizli üs. CIA Ağustos 2013’te bu bölgenin gerçek olduğunu kabul etti. Groom Gölü’nün hemen yanında bulunan 51. Bölge 1100 km karelik yasak bir hava sahasıyla çevrili. Bu bölgeye yaklaşan sivil araçlar manyetik sensörler ile canlılar ise termal kameralarla tespit ediliyor ve üs görevlilerine sinyal gönderip yaklaşan yabancılara karşı uyarı sistemi harekete geçiyor. 51. bölge ile ilgili asıl gerçek Ağustos 2013’te açıklanan gizli belgeler ile ortaya çıktı. CIA’in yayınladığı bir rapora göre 51. Bölge 1955’te tek bir amaçla kurulmuştu. Aquatone kod adlı çok gizli bir hava aracı projesini test etmek için. Aquatone Sovyetler Birliği başkanı Nikita Kruşçev’in ülkesinin nükleer gücüyle gövde gösterisi yaptığı dönemde Sovyetler Birliği’ni gizlice izlemesi için yapılan bir hava aracı olan U2’nin soğuk savaş dönemindeki kod adıydı. Ve ABD hava kuvvetleri ile birlikte çalışan CIA’in keşif uçağını test etmek için ücra bir yere ihtiyacı vardı. Bu test için Nevada’nın seyrek nüfuslu ve düz sert topraklı bölgesi Groom Lake seçildi. 1955’te ABD’nin bu gizli üssünün inşası başladı. CIA projesinin gizliliği sebebiyle 51. Bölgede çalışması için seçilen her kişi detaylı incelemelerden geçiriliyordu. Çalışanların neleri konuşup konuşamayacağı en başından belliydi. Ve gizli bilgileri konuşmaları kesinlikle yasaktı. 1950’lerin sonunda görünmez olmanın tek yolu aşırı yüksek irtifada uçmaktı. Bu uçakların o dönemdeki kralı da CIA’in U2 siydi. Ancak 1 mayıs 1960’ta Amerika’nın bu çok gizli Sovyetler Birliği casusluk görevi açığa çıktı. Bunun ardından CIA U2 den daha yüksek ve daha hızlı uçacak ve radara yakalanması daha zor bir uçak fikri üzerinde durmaya başladı. Kod adı Oxcart olan yeni bir hava aracı projesi başlatıldı. Bugün bu açıklamalar kamuoyuna yapılmış olsa da o zamanlar gizlilik çok önemliydi çünkü Oxcart projesinin A12 adındaki yeni jeti radara yakalanmasını güçleştirmesi için son teknolojiye ait ekipmanlarla donatılmıştı. A12 o zamana dek yapılmış en iyi hava aracıydı. 90 bin feet irtifada çok yüksek hızda uçması için tasarlanmış A12 casus uçağı, U2’ye kıyasla çok yüksek sıcaklıklara dayanabiliyordu. Bu çok gizli casus uçak projesinin geliştirilebilmesi için 51. Bölgenin yapılacak büyük değişikliklerle bu yeni göreve uygun hale getirilmesi gerekiyordu. Bir kısmı gölün üzerinde olan 2500 metrelik yeni bir pist ve üssün kuzeyine yeni hangarlar yapıldı. Böylece A12 Oxcart projesi geçici bir tesis olan 51. Bölgeyi kalıcı bir tesis haline getirdi. İşte o günden sonra yıllarca gizlenen 51. Bölge, bugün ABD’nin kamuoyuna yaptığı açıklamalarla özellikle askeri teknolojiler alanında gizli çalışmaların ve deneylerin yapıldığı bir yer olarak biliniyor. Bu çalışmalardan bazıları; radara yakalanmayan ve bildiğimiz hava araçlarına hiç benzemeyen savaş ve istihbarat uçakları. Ve özellikle Sovyetler Birliği ile soğuk savaş döneminde ele geçirilen bazı düşman teknolojilerini tersine mühendislik yöntemiyle deşifre edip kendi lehlerine kullanmaktı. Tabi bizlerin bilmediği başka ne tür gizemler var içeride bunu henüz bilmiyoruz. 51. bölgenin UFO ve uzaylılar ile ilgili komplo teorileri merkezi olmasında en büyük rolü oynayan olay ise 1980’lerde bir adamın sıradışı iddialarıyla doruk noktasına ulaştı. “BOB LAZAR” Bob Lazar; zamanında 51. hava

51. bolge neden yasak?

Bölgede çalışmış bir fizikçi. Orada kısa bir süre çalışmış yaklaşık 6 ay. Bob’un 51. bölgedeki işinden ayrıldıktan sonra orada gördüklerini ve bildiklerini anlatmasının ise tek bir sebebi var. Bob orada çalıştığı kısa zamanda o kadar enteresan şeyler görmüş ki bunları görmek ve bilmek Bob’u korkutmuş. Sayfalar dolusu prosedürler, bitmek bilmeyen imzalar, dünya dışından gelen teknolojilerin çizimleri, uçan daireler, uzaylı fotoğrafları. İşte bu yüzden korkmaya başlamış ve hayatından endişe eder olmuş. Bob o dönemde işinden ayrılınca öldürüleceğini düşünmüş, kendisini ve ailesini garanti altına alabilmek için kamu önünde bildiklerini anlatmaya karar vermiş. Eğer bunu yaparsa her an göz önünde olacak ve devlette onu öldüremeyecek. Böyle düşünmüş. Şimdi size 12 Mayıs 1989 yılından bir görüntü göstereceğim. O yıllarda Bob Lazar’ın dünya çapında tanınmasını sağlayan ilk röportajı: İşte bu röportaj ilk yayınlandığında haber kanalları ve gazetelere bomba gibi düşüyor. Yankıları tüm dünyada duyuluyor. Tabi bu röportajdan sonra Bob Lazar’ın kimliği açıklanıyor. Ardından da defalarca farklı mecralarda kendisiyle röportajlar yapılıyor. Bob Lazar sonraki röportajlarında kendisinin S4 adı verilen bir bölgede çalıştığını söylüyor. Yani aslında, asıl dünya dışı varlıklarla ilgili çalışmaların yapıldığı yerin burası olduğunu iddia ediyor. Ve kendisinin burada uçan dairelerin nasıl çalıştığını anlamaya yönelik tersine mühendislik yapılan bir birimde çalıştığını anlatıyor. Bob’un anlattıklarına göre S4’te kimse kendi bilmesi gerektiğinden fazlasını bilmiyor. Kendisi yalnızca, bir uçan daire üzerinde çalışmış. Ancak orada, o yıllarda 9 farklı modelin olduğunu ve diğer 8’ini çok kısada olsa görme imkanı olduğunu söylüyor. Bir defasında da S4’te koridorlardan birinde yürürken hangarlara açılan bir kapının ızgaralı penceresinden 1 saniyelik kısa bir bakış attığını ve iki insanın kendilerinden çok daha kısa boylu ve uzun kollu biriyle ya da bir yaratıkla konuştuklarını gördüğünü iddia ediyor. Ancak ne gördüğünden tam olarak emin değil. Bob’u yakından takip etmiş ve yıllarca, onun, olduğunu iddia ettiği kişi olduğunu kanıtlamaya çalışmış bir gazeteci var adı George Knapp. George, Bob’un doğruyu söylediğini düşünüyor. George’a göre Bob o yıllarda gerçekten orada çalışmış olmasa S4 diye bir bölgenin var olduğunu dahi bilemez. Çünkü 80’lerde böyle bir bölgenin varlığından kimse haberdar değil. Bölge kamuoyu tarafından çok sonra öğreniliyor. Ayrıca Bob farklı araştırmalarda alanında uzman psikologlarca defalarca dinleniyor, yalan makineleri ile test ediliyor ve doktorlar onun yalan söylemediğini söylediklerinde tutarsızlık, onu ele verecek fizyolojik tepkiler ya da mimikler yapmadığını anlatıyor. Ayrıca Bob uçan dairelerin çalışmasında kullanılan son derece ağır bir element olan element 115’ten çokça bahsediyor. Dünyamızın doğasında bulunmayan bu element için bilim insanları ancak katalizmik patlama geçiren uzak gezegenlerde patlamanın yüksek ısısı soğuduktan sonra bulunabileceği teorisini öne sürüyor. 2003 yılında Rusya’da ilk defa yapay olarak sentezlenen bu element Kasım 2016 yılında ise resmi olarak Moscovium adını aldı. Ancak Bob bu elementten çok önceleri bahsediyordu bile. Bob Lazar kendi hikayesinden çıkardığı ana fikrini ise şu sözlerle anlatıyor. Belkide 51. Bölgede ABD hükümeti askeri alandaki teknolojilerini öyle seviyelere getirdi ki bu teknolojileri dünyaya gösterip elindeki kozları kaybetmek istemiyor. Zamanı geldiğinde yavaş yavaş ortaya çıkarıyor. Teknolojinin bu denli hızlı ilerlemesine hazır değiliz belkide. Şöyle düşünün: Bir iskambil kağıdı oyunu oynuyor olalım. Sizin elinizde de çok büyük kozlarınız olsun. Bu durumda oyundaki avantajı elinde tutan oyuncu olarak tüm kozlarınızı ihtiyacınız olmadığı halde bir kerede masaya yatırır mıydınız? Elbette hayır. Zaten avantaj sizde. Kozlarınızı yavaş yavaş gerektiği zamanlarda masaya vururdunuz. Peki siz ne düşünüyorsunuz? Sizce dünya dışında akıllı yaşam formları var mı? UFO’lar gerçekten farklı yıldız sistemlerinden ya da galaksilerden gelen ileri medeniyetlerin araçları mı? Yoksa adındaki tanımlanamayan uçan nesne kavramındaki gibi sadece tanımlanamadığı için bize gizemli gelen tanıdık cisimler mi? UFO ya da uzaylılar hükümetlerin, insanların akıllarını meşgul etmek ya da ürettikleri ileri teknolojileri kamufle etmek için kullandıkları bir yalan mı? Evrende yalnız mıyız? Yoksa sadece evrenin ücra köşelerinden birinde kalmış diğer medeniyetlerden habersiz bir gezegen mi? Kusura bakmayın biraz hastayım da bu hafta. Bir sonraki videoda görüşene kadar hoşçakalın. Ben Kar Saçlı Adam.

Uzaylı ile ilgili bir video

Bu kısa video’yu izleyerek Uzaylı hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz.

comments powered by Disqus