5g ne zaman kullanılmaya başlanıcalak


5g ne zaman kullanılmaya başlanıcalak

Bir zamanlar okulda, işte, sokakta, cafede en çok duyduğunuz seslerden biriydi bu.

2000’li yıllar. Sonra polifonik sesler duyulmaya başlandı..

Yani aynı anda birkaç farklı tınıyı duymaya başladık. Bugün de malum. Ortamlarda en çok duyduğumuz ses. Bu. Y kuşağından olan arkadaşlar bilirler. Bir zamanlar internetin de bir sesi vardı. 56k modemin dial-up bağlantı sesi. Enteresan ama gerçek. İşte bu ses, bekle ki bağlanasın. Üstelik sadece bekletmekle kalmazdı bir de cep telefonunun yaygın olmadığı o dönemlerde ev telefonunu da meşgule düşürürdü bu bağlantı. Bağlandığınız dakika başına para ödemeniz de cabası. O yıllara dönüp baktığımızda bugün inanılmaz bir hıza sahip olduğumuzu söyleyebiliriz. Fakat geleceğe baktığımızda ise bugün çok yavaş bir hıza sahip olduğumuzu da. Ne demek istiyorum? Gelecek çok hızlı gelecek. Evet bu söz bir gsm operatörünün sloganı gibi gözükebilir. Ama değil. Yakında çok farklı bir dünya bizleri bekliyor. Çünkü o geliyor. 5G teknolojisi. Ne kadar da abarttın alt tarafı internet biraz daha hızlanacak diyenler olabilir. Ancak inanın bana bundan çok daha fazlası var. 5G’nin neden bu kadar önemli olduğunu birazdan bir örnekle anlatacağım. Ama ondan önce gelin önceki teknolojilere kısaca bir bakalım. İlk nesil kablosuz telefon teknolojisi 1G’ydi. 1980’li yıllarda ilk defa hücresel bir ağ sistemiyle kablosuz iletişime geçişi temsil etti. Analog veri akışı teknolojisini kullanıyordu ve isteyen herkes her 1G telefon görüşmelerini dinleyebiliyordu. 2G’nin 1G’ye göre getirmiş olduğu en büyük yenilik, analog veri yerine sayısal veri kullanılmaya başlanmış olmasıydı. 2G ile 1G’ye göre daha yüksek ses kalitesi, daha büyük kapasite, sesi ve verileri şifreleme imkanı, kısa veri iletimi gibi avantajlar sağlanabiliyordu. 3G ile artık iletimin ses yerine veri odaklı olması söz konusu oldu. 3G’yi diğerlerinden ayıran en önemli özelliği, interneti hızlı bir bağlantı ile her an yanımızda taşıyabiliyor oluşumuz oldu. 2G’nin edge desteğine rağmen 3G ile internet hızı 2G’ye göre 40 kat arttı. Evet 2G ile de internet bağlantıları kurulabiliyordu. Ancak bugünkü internet bağlantıları ile karıştırmayın. Zira Z kuşağı yeni nesil gençlerimizin sabredebileceği türden bir bağlantı değildi. 4. Nesil kablosuz telefon teknolojisi 3G’nin devamı niteliğinde geldi. 3. Nesilde ortaya çıkan kapsama alanı sorunu azaltıldı. Ayrıca internet hızı da cep telefonlarında 100 Mbps, Wi-Fi ağlarında 1Gbps’e kadar çıktı. 4G ile çoklu mesajlaşma, video sohbet, yüksek çözünürlüklü video izleme gibi özellikler çok daha ulaşılabilir hale geldi.

İnternete erişim arttı, maliyetler azaldı.

Peki ya 5G? Bütün önceki nesil kablosuz telefon teknolojileri birbirinin devamı gibi görünüyor fakat 5G tabiri caizse bir devrim olacak. Türkiye fütüristler derneği başkan yardımcısı Dr. Mustafa Aykut 5G’yi söyle tanımlamış benimde çok hoşuma gitti. 2G bir hamsi, 3G bir çipura, 4G bir orkinos ise 5G bir balina mıdır? Hayır 5G denizin ta kendisidir. Varın siz düşünün nasıl bir devrim olduğunu. Şimdi gelin 5G’nin devrimsel özelliklerine bir bakalım. Öncelikle yüksek hız. Artık şöyle şeyler yaşamamız pek mümkün görünmüyor. “Alo!” Alo! Efendim. “Kar Saçlı Adam” Buyur kardeşim. “Ya 2 ay oldu borcunu ödemedin. Ne zaman ödeyeceksin bu borcu?” Borcumu mu ne zaman ödeyeceğim? “Evet.” Borcumu şey kardeşim. Borcumu… “Ne kem küm ediyorsun? Bir hafta sonra veririm diye aldın. Dünyanın parasını verdim sana.” Sesin gelmiyor sesin. “Oturduğun yerde tünel mi var? Yalan söyleme!” Duymuyorum. Tünele girdim tünele. Ben seni biraz sonra arıyacağım. “Bana telefon çekmiyor ayakları yapma! 5G’ye geçtik telefonun çekmediği yer mi var artık?” “Öde bu borcunu ne zaman ödeyeceksen artık yetti be!” Euronews’in haberine göre Türkiye’de 2019 yılında ortalama indirme hızı 5.27 Mbps. Kullanabileceğiniz en yüksek kablolu internet hızı ise 100 Mbps. Fazlası da var elbette ancak çoğu şehirdeki altyapılar en fazla 100 Mbps’ye müsaade ediyor. Benim kullandığım hız da 100 Mbps. Gelin şimdi bakalım bugünün en hızlı interneti ile geleceğin interneti arasında nasıl bir fark varmış. Hız testi yaptığımızda pingin 9 ms olduğunu görüyoruz. Tabiki bu oyun oynarken böyle olmuyor. Basit bir oyun indirdiğimizde ise 337 mb’lık bu oyunun 30-40 saniyede indiğini görüyoruz. Ve indirme hızının yaklaşık saniyede 10 mb olduğunu. İşte 5G ile bu hız 10 hatta 100 katına çıkabilecek. 100 kat olduğunu düşündüğümüzde saniyede 1 gb’lık veri indirmek demek olacak. Bu da biraz önce indirdiğimiz oyunun tıklamamızla inmesinin aynı anda gerçekleşmesi demek. Bir başka devrimsel özellik ise ki bu en önemlisi ping yani gecikme süresindeki inanılmaz iyileşme. Tabi bu bir de hızla birleşince siz düşünün neler olacak. Şöyle bir örnek vermek istiyorum. Hepiniz bir kere bile olsa Whatsapp’le bir arkadaşınızı aramışsınızdır. Ve oradaki gecikmeyi de farketmişsinizdir. İşte bu can sıkıcı gecikme 5G ile artık tarihe karışacak. Hatta internet üzerinden gerçekleştirdiğimiz görüntülü ya da sesli aramalar o kadar kaliteli bir hal alacak ki operatörünüzün size verdiği konuşma dakikalarına ihtiyacınız kalmayacak. Aynen 3G’nin gelişi ile kullanmamıza gerek kalmayan sms paketlerimiz gibi. Tabi yine de parasını ödüyoruz. internet

Orası da ayrı bir durum.

Ayrıca 5G, oyun deneyimini de bambaşka bir boyuta taşıyabilir. Çünkü düşük gecikme süresi sayesinde gelecek dünyanın süper bilgisayarları diyebileceğimiz bulutlar üzerinden sadece ekranınız ve gamepad’iniz ile oyun oynayabilirsiniz. İnternet bağlantısı olan bir cihazınız olsun yeter. Ne de olsa ping söz konusu değil bir oyun konsoluna ya da kasaya neden ihtiyacınız olsun ki? Bu arada bu teknoloji şu anda kullanılıyor zaten ama benim bahsettiğim bunun ileride çok daha yaygın hale geleceği. 5G’nin temelini atacağı bu teknolojiler ile artırılmış ve sanal gerçeklik öyle seviyelere gelecek ki kodların yarattığı sınırların, gerçek dünyanın sınırlarından daha geniş olduğu, sizi gerçek dünyadan daha özgür kılabilecek oyunlar hiç te uzak değil. Aynı Ready Player One filmindeki gibi. Tabiki 5G teknolojisi sadece video izleme, oyun oynama gibi kavramlarda değil hayatımızın gerçek anlamda her alanında kullanılacak. Bunu şuna benzetebiliriz. Elektriğin hayatımıza girmesi ilk olarak aydınlatma ile başlamıştı. Bugün ise elektrik, bu sınırlı amacın çok ötesine taşmış, insanın içinde bulunduğu ve hatta bulunmadığı ama elinin değdiği, tasarladığı her alana yayılmış durumda. Bugün de benzer bir dönüşümün evresindeyiz. 5G ile insan elinin değdiği her şey ama her şey artık internete bağlı yani online olacak. 1 km karede 1 milyon cihazın internete bağlı olması. İşte 5G’nin getireceği nesnelerin interneti dünyasını çok iyi ifade ediyor bu cümle. Bir zamanlar sadece kablolar ile binalar birbirine bağlabiliyordu. Sonra cep telefonları ve mobil internetin gelmesi ile insanlar insanlarla bağlı hale geldi. 5G geldiğinde ise nesneler nesnelerle bağlı hale gelecek. Üstelik insana ihtiyaç bile duymadan kendi kararlarını verebilecekler. Şu anda bile dünyada internete bağlı cihaz sayısı milyarlarla ifade edilirken bu sayı 2025 yılında 5G’nin de gelmesi ile en az 50 milyar olacak. 5G ile her gün rutin olarak yaptığımız bazı işleri de bilgisayarlara devredebiliriz. Bildiğiniz gibi 5G’nin otonom araçların kullanımı konusunda da devrim olacağı bir gerçek. İşte bu sayede trafikte tüm araçlar bulut üzerinden birbiri ile anbean haberleşme içerisinde olacak ve ne zaman yavaşlayıp ne zaman hızlanacağına, ne zaman şerit değiştirip ne zaman değiştirmeyeceğine hatasız olarak karar verebilecek. Bu ne demek biliyor musunuz? Bu gelecekte devletler tarafından trafikteki insan faktörünün yasaklanması demek olabilir. Neredeyse hiç hata yapmayan makineler ile güvenli ve akıcı bir trafik sağlanabilirken, pek çok çevresel faktörden etkilenip her an hata yapmaya müsait olan insana neden izin verilsin? Bekleyip göreceğiz. 5G teknolojisinin hayatımızı nasıl değiştireceği ve ne gibi yenilikler katacağından bolca bahsettik. Şimdi bir de zararlı yönleri var mı buna bakalım. Bildiğiniz gibi kablosuz haberleşme teknolojisinde kullanılan baz istasyonları güçlü bir radyasyon yayarlar. Bu radyasyon yani atomlardan saçılan ışınım da hücrelerimize ve dnamıza zarar vererek kanser gibi hastalıklara sebep olur. Bu yüzden kimse evinin yakınında bir baz istasyonu bulunsun istemez. İşte bu noktada 5G ile ilgili farklı bir yola giriliyor. 4G teknolojisinde kullanılan radyo frekansları kilometrelerce ötedeki cihazlara bile ulaşabiliyor ve bazı engelleri aşabilme konusunda daha başarılı. Ancak 5G’de kullanılacak radyo frekansları daha yüksek olduğu için bu mesafe oldukça düşüyor. Sadece bununla da kalmayıp yağmur, sis, ağaçlar, binalar gibi etkenlerden de daha fazla etkileniyor. Buna çözüm olarak ise 5G baz istasyonlarının sayısının artması gerekecek. Yani artık her 100 metrede bir, bir sokak lambasının üstünde, bir otobüs durağında, evlerimizin üzerlerinde küçük küçük baz istasyonları görmemiz mümkün olacak. Bu durum da, bazı komplo teorilerini daha 5G’ye geçmeden duymamıza neden oluyor. 5G’nin teknolojik bir kitle imha silahı olarak kullanılabileceğini söyleyenler bile var. Dünya yeni bir değişimin eşiğinde ve büyük devletler de bu değişimi erken yakalamanın kendi lehlerine olacağını çok iyi biliyor. 5G teknolojisini ilk kullanmaya başlayacak olan devletlerin yeni çağda yeni fırsatları da ilk yakalayacak devlet olmaları kaçınılmaz. 5G insanlık adına kesinlikle tarihsel bir gelişme olacak. Çünkü makine öğrenmesi ve yapay zekanın gelişiminin de bu teknoloji ile inanılmaz bir ivme kazanacağı kesin. Yakın gelecekte bizleri çok farklı bir dünya bekliyor. Tüm benliğinizle online olup, herşeyinizin bulutlara yüklendiği, gerçek dünyanızdan çıkıp sanal gerçeklik dünyasına adım atacağınız, sınırların ortadan kalktığı ışık hızında bir geleceğe hazır mısınız?

İnternet ile ilgili bir video

Bu kısa video’yu izleyerek İnternet hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz.

comments powered by Disqus